Acımız Dağlarca
Bugün gazeteler onu yazdı….
Destanların özünde, geçmiş zamanlardan yaşanmış gerçek bir çekirdek olay vardır. Zaman içerisinde yaşanmış olan bu gerçek olay o millet tarafından; kimi zaman benzetmeler, kimi zaman abartmalar kullanılarak yaratılmış , nesilden nesile aktarılırken bu öz olay korunarak hikayelerle bezendirilmişdir.
Geçenlerde izlediğim bir video ,fransa tarihi ve gerçekleri konusunda beni tekrardan dusundurmeye tetikledi. Ukala ve aristokrat tavırlarıyla avrupanın ortasındaki bu koca medeniyetin yapıtaşlarını oluşturan tarihi gerçekden de buyuk hata ve ayıplarla dolu.
“ Dostum dostum güzel dostum Bu ne beter çizgidir bu Bu ne çıldırtan denge Yaprak döker bir yanımız Bir yanımız bahar bahçe “
H.Hüseyin
İlginç bir çeviri olmuş açıkcası…
Beynin farklı yonlerdende çalışmasını uyardığını düşünüyorum…
Bob Marley den bu yana işine geldiği gibi anlama yetisindeki insanlık , Yalnızlık olgusunu tattığı anda bu şarkının sözlerini anlamsızlaştırarak “Kadın yoksa , Ağlamak Yok” tümcesine dönüştürmekden haz almaya devam ediyor.
Devlet Tiyatroları diye bi kurum var… Unuttuğumuz , esgeçtiğimiz , takip edilmemekden de şikayetci olmayan çoğu Tv’den aşinası olduğumuz profesyönel oyuncularıyla , batı standartlarında oyun ve sahneleri ile kimbilir sadece kemikleşmiş bikaç izliyicisine ayakda alkışlanan bi kurum…