Kuranda geçen Ergenekon Şifresi

Destanların özünde,  geçmiş zamanlardan yaşanmış gerçek bir çekirdek olay vardır. Zaman içerisinde yaşanmış olan bu gerçek olay o millet tarafından; kimi zaman benzetmeler, kimi zaman abartmalar kullanılarak yaratılmış , nesilden nesile aktarılırken bu öz olay korunarak hikayelerle bezendirilmişdir.

Ergenekon destanı , Türklerin zor bi anında istiladan kurtulan iki ailenin sığındıkları ergenekon diyarında ; yeniden türeyip güçlendikden sonra demir seti eritip yeniden dış dünyaya kavuşup egemen oldukları olayı anlatır.
[ Okuyunuz : Destanın Tamamı ve Diğer Türk Destanları]

Destandaki imgeler gerçektende çok güçlüdür. Ergenekon mahali , saklanmalarına ve korunmalarına izin veren yapısında,  zaman içerisinde tek çıkışı olan demir dağın yetmiş ocak kurulup eritlmesiyle kurgusunu sonlandırır.

Bu destan ironik bir biçimde günümüz yapılandırmalarından birinin adı olarak gündeme gelince , ilerde ergenekon diyince akıllarda kalan kısmının yanlış bir yönlendirmeye maruz kalacağından da endişe duyuyorum.

Yaptığım okumalar sırasında , Ergenekon destanın bu en temel hikayesinin , kutsal kitabımızada yansıyan bir yönünü tespit edince araştırmalarımı bu nokta üzerinde yoğunlaştırmaya karar verdim…

Demir setin eritilmesi , ergenekon destanın pek cok mitolojideki ortak noktasıdır. Çin ve yakut kaynaklı mitlerde hikayenin başlangıcı farklı olsada bitişi aynıdır. Ergenekon destanı’nın bu bağlamda iki yüzü vardır.İlki geçmişde yaşananların anlatıldığı bölüm birde geleceğe yönelik olacaklar hakkındaki kısım.

Kuran Kerim de zulkarneynin doğuya varışıyla kendisinden yardım isteyen halkı ger cevirmeyerek , yecuc ve mecuc olarak nitelendirilen kötü toplumu , ördüğü demir bir set ardında hapsetmesini konu alır .

Kehf Suresi 92 - 98. ayetler :

[92] Sonra yine bir yol tuttu.

[93] Nihayet iki dağ arasına ulaştığında onların önünde, hemen hiçbir sözü anlamayan bir kavim buldu.

[94] Dediler ki: Ey Zülkarneyn! Bu memlekette Ye’cűc ve Me’cűc bozgunculuk yapmaktadırlar. Bizimle onlar arasında bir sed yapman için sana bir vergi verelim mi?

[95] Dedi ki: “Rabbimin beni içinde bulundurduğu nimet ve kudret daha hayırlıdır. Siz bana kuvvetinizle destek olun da, sizinle onlar arasına aşılmaz bir engel yapayım.”

[96] “Bana, demir kütleleri getirin.” Nihayet dağın iki yanı arasını aynı seviyeye getirince (vadiyi doldurunca): “Üfleyin (körükleyin)!” dedi. Artık onu kor haline sokunca: “Getirin bana, üzerine bir miktar erimiş bakır dökeyim” dedi.

[97] Bu sebeple onu ne aşmaya muktedir oldular ne de onu delebildiler.

[98] Zülkarneyn: Bu, Rabbimden bir rahmettir. Fakat Rabbimin vadi gelince, O, bunu yerle bir eder. Rabbimin vadi haktır, dedi.

Ancak Vakti geldiğinde bozulacak bu demir set , zulkarneynin kendisine sığınan toplum nezdinde tüm dünyayı bu bozguncuların şerrinden korumasını anlatır.

Elmalılı Muhammed Hamdi Yazır, ilgili surenin tefsirinde “Bununla beraber bunlar, şimdi anlaşılacağı üzere ehlini bulunca güç oluşturabilecek işe yarayacak bir kavimdi” dediği topluluğun daha sonrasında “Kur’ân bunun hangi kavim olduğunu açıkça anlatmamıştır.  Fakat tefsir bilginleri, Türk kavmidir denilmiş olduğunu öteden beri nakletmişlerdir. O halde demek oluyor ki, Ye’cûc ve Me’cuc’e karşı yapılacak seddi Zülkarneyn, Türklerin kuvvet ve yardımıyla yapacaktır.

[Okuyunuz : Elmalılı KEHF Suresi Tefsiri]

Zulkarneyn , Yecuc ve mecucden Türklerin yardımıyla bir set kurarak korunmasını sağlıyor.

Yecuc ve Mecuc Nedir?

Kısıtlı bilgi kaynakları bu tanımı iki temel öğede birleştirmiştir.”Yecüc-mecüc” kelime anlamıyla ufak-tefek demektir. Kısa boylu insanlar için eskiden bu terim kullanılırmış.Hadisi Şeriflerle desteklenen islami kaynaklar bu kavmin çin yada moğol olmasında birleşirken , araplara göre Müslim, Ebû Davud ve Neseî gibi kaynaklarda da; yecuc ve mecuce hitafen “Türkler öldürülmedikçe kıyamet kopmayacaktır” yazıldığı ifade ediliyor , batıya göre persler ( bugunki iran ) olduğu rivayet edilir. Batılı kaynaklarda Gog-Magog olarak geçen bu tanım bir kavim olduğu konusunda hem fikir olunsada bazı rivayetler bilinmeyen bir yaratık oldugu varsayılır

[Bakınız :Batılı Yecuc Mecuc kaynakları , Bushun iddaları ]

Özellikle islamiyeti kabulunden sonra , sayısız hizmetlerde bulunmuş Türklere böylesi asılsız iddalarda bulunulması pektabi yersiz ve dayanaksızdır.

Kaşgarlı mahmud’un kitabında yecüc ile mecüc, çin seddi olarak gösterilmiştir.Bu yapının Çin seddi olması konusunda birleşen bazı tarihçiler olduğu gibi perslilere karşı kurulan Büyük İskender setinide dayanak gösterdiği olmaktadır.Fransa Ulusal Kütüphanesinde bulunan 1582 tarihli bir Osmanlı minyatüründe de bu duvarın bir tasviri bulunmalktadır.

Bir süryani anlatısına göre de; kafkas dağlarının tek geçitinde bulunan kapının kuzeyinde yaşayan ve çekindi yegane halk olan türklerin akınlarını önlemeyi amaçlayan büyük iskender doğuya bir sefer yapar. dicle ve fırat nehirlerini ve muşaş dağını geçtikten sonra karşısına büyük bir ovanın ardında çok sarp dağlar çıkar. kendisine bu dağların arkasında hz nuh’un oğlu yafet’in soyundan gelenlerin yaşadığı söylenmiştir.

iskender, 3000 demirci ve 3000 bakırcı çağırarak büyük bir kapı yaptırmış ve daryal geçidini kapatmıştır. bu olay, semitik dinler geleneğinde iskender-i zülkarneyn’in sedd-i iskender’i inşası olarak geçer. ama yine de, saldırıları önleyemeyeceği endişesini taşıdığından bu kapının üzerine, “eninde sonunda , tanrı buyruğu ile türklerin bütün dünyayı egemenlikleri altına alacağını” yazdırarak karşı tarafa kırmızı gül uzatarak kendini garantiye alır.

Sonuçta hiçbir duvar işe yaramamış pek çoğu kısa sürelerde aşılarak yıkılmış yok edilmiş. Kuran’da anlatıldığı şekliyle arası demirle doldurulmuş iki dağdan oluşan bir duvar da tabii ki yok. 98. Ayette belirtildiği gibi “Fakat Rabbimin vadi gelince, O, bunu yerle bir eder. Rabbimin vadi haktır” …

Ergenekon ve Kuran

Anlaşılan o ki Türklerin Ergenekon destanında kendilerinin korunmasını konu alan birolay sonunda demir dağı eritmeleriyle yeniden hakimeyetleri anlatılırken , kuranda Türklerin yardımıyla bozgunculara karşı yapılan demir bir setin yapımı için uçlarının eritilip kaynaştırlımasından ibarettir.

Farklı yönleriyle benzer nitelikler taşıyarak Kutsal Metinlerde yer bulması ve geleceğe yönelik mesajlar taşıması, ergenekonu tek bir manada yüceltmektedir :

Demir setin erimesiyle , bekleyiş sona erecek ve hakimiyet yeniden kazanılacak.

Tarihin başlangıcından bu yana Türk adının süregelmesi , kutsal metinlerde yer alarak değer kazanması büyük bir uygarlığın çocukları oldugumuzu tekrar ve tekrar ispat eder nitelikde. Destanlarımız süregelmiş savaşların ve yaşanmış gerçeklerin , çeşitli halk motifleriyle süslenerek bazen de abartılarak nesilden nesile aktarılmasında büyük bir yer edinmişdir.

Bugünkü dünyanın mirascıları olarak ergenekon adının nerden geldiğini unutmamak için nereye bakacağımızı bilmemiz gerekiyor.

Büyük önder Atatürkün sözleriyle :

Büyük devletler kuran ecdadımız büyük,şümullü medeniyetlere de sahip olmuştur. Bunu aramak ,tektik etmek,Türklüğe ve cihana bildirmek bizler için vazifedir.
Türk çocuğu ecdadını tanıdıkça daha büyük işler yapmak için kendinde kuvvet bulacaktır.
Eğer bir millet büyükse kendisini tanımakla daha büyük olur.

Kendisini tanımak … işte bütün mesele bu !

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu
Bu Yazıyı Yazdır Bu Yazıyı Yazdır

4 Yorumlu “Kuranda geçen Ergenekon Şifresi”

  1. Özgür Demiş ki:

    Ömer Çelakıl hiç ortalarda dolanmasın.. Gelsin burdan ders alsın :)
    Duyduğuma göre orada burada Doğukan bana rakip olamaz gibi söylentiler yayıyormuş..
    Akıllı ol Ömer :)

  2. tülin Demiş ki:

    “kendisini tanımak” bütün şifre gerçekten bu cümlede yatıyor.tarihler boyunca en önemli eksiğmiz bu olmuş bence. potansiyelimizin farkına varmamak.. ergenokon destanından yola çıkıp bugüne bağlanan farklı bir bakış açısı…ben asıl örgütü kuranların neden adını ergenekon olarak seçtiklerini merak ediyorum.

  3. zegran Demiş ki:

    Aslında destanı tam olarak incelediğinde sorunun cevabı ortaya çıkıyor.Ülkenin şu anda zor bi durumda oldugu , düşmanlar tarafından kuşatıldıgını varsayıp ergenekon ( örgütlenme) içine gizlenerek ve güçlenerek , demir seti eritip vakit geldiğinde yeniden ülkeye hakim olma düşüncesi…

  4. serif ferhat Demiş ki:

    eğer gerçekten böyle bir örgütlenme olsaydı ve adı ergenekon olsaydı bu örgütü oluşturan insanlar iddanamede yazdığı gibi basit hatalar yapacak insan değiller, ergenekon olayı amerikanın şişirmesi ve akp nin de taşeronluk yaptığı hem “ülke bununla oyalanırken biz de cukkayı götürelim” hem de “şu atatürkçüleri bir sindirelim hazır güç elimizdeyken” şeklinde gelişen bir hadisedir. bu opersyon kapsamında göz altına alınan insanların şuçlululuğu kanıtlanmış değil sadece idda edilmektedir. lütfen herkez bunları bilere konuşsun…

Ahkam Kesme Alanı ( Yorumlayınız )