Küresel Petrol Cinneti
Yıl 1980 , “Aman Petrol , Artık Dizginler Senin elinde” dediğinde Ajda ; Benzeri bir petrol krizinde olan dünyaya meydan okuyordu Eurovision… “Krizdir gelir geçer” diyen Avrupa halkı , itibar etmeyince yine sonlardan bir yer edinmişdik kendimize…
Geçen Çeyrek asır , yeni devletler ,ekonomiler ,teknolojileri doğursada petrole olan ihtiyacı gideremediği gibi hep artırdı.Bugun dunyanin gunluk petrol ihtiyaci 85 milyon varil, Dunya Enerji Kurumu petrol talebinin 2030 yilinda 115 milyon varile ulasacagini tahmin ediyor. 2006 yılı sonu itibariyle dünyada kanıtlanmış petrol rezervi 1,208 trilyon varil. Uluslararası Enerji Ajansına göre petrol üretimi 10 yıl içinde en yüksek noktasına ulaşacak. Sonrasında ise rezervler ve üretim hızla tükenmeye başlayacak. Bu hesaba göre 2040 yılında, dünya petrol rezervleri büyük ölçüde tükenecek.

264,3 milyar varil Kanıtlanmış rezerv ile dünyanın en büyük petrol havuzu olan S.Arabistan paydan %21 lik dev bir dilim alarak kenara çekiliyor. Bu kenara çekiliş , tüm arabistanda gerçek bir sinme politikası olarak devam ediyor. Petrol ihtiyacını belirliyen gerçek güç odakları , ithal zenginliklerini artırma vaadleriyle bu rezervlerin gerçek fiyat belirliyiceleri.
Peki kim Bunlar?
Sadece tüm dünyada kayıtlı araç sayısı bile makul bir istatistik sunuyor aslında. Sahip olduğu 250 milyon araç ile Yeryüzünün en fazla eksoz üreten ülkesi ABD, %28 lik bir pasta ile petrol ihtiyacını gözler önüne sunuyor. Sanayi de ele alcak olursak Amerika Birleşik Devletlerinin toplam petrol talebi , tüm dünyada açığa çıkarılan rezervin %24,2 sini oluşturmakda… Bu istatisliğe Çin ide ekleyerek gözlerimizi büyütelim diyorsunuz eminim… Yılda 7 milyon araç kayıtı yaptıran ve toplam petrol talebinin sadece %9 luk payına sahip milyar nufusluk dev bile ABD nin iştahının yanında tebessüm eder gibi…
Uzmanlara göre 2025 te Amerikanın petrol ihtiyacı yüzde 85 artacak. Avrupanın Orta Doğudan petrol alımı yüzde 57, Japonyanın yüzde 50, Pasifik ülkelerininki yüzde 100, Çinin ise yüzde 500 artacak.
Türkiye’nin 2015 yılına kadar petrol ihtiyacını karşılayabilmek için 350 milyar dolar harcaması gerekiyor , Türkiye Petrolleri A.O. ve Türkiye’deki diğer yerli ve yabancı petrol şirketlerinin Türkiye’de yılda 3 milyon ton petrol ürettiklerinide eklersek, ‘Türkiye her yıl kanıyla, canıyla 70 milyar dolarlık ihracat yaparken, yılda 10-15 milyar doları petrol ihtiyacı için dışarıya ödüyor demekdir.

Petrol fiyatları neden yükseliyor?
Bunun için önce Kumarı kimin oynattığını bulmamız gerekiyor. 2004 yılında, dünyanın beş büyük özel petrol şirketi tarihsel bir rekor kırarak 85 milyar dolar kazanç sağladı. Dile bile kolay değil bu net kârın 25.33 milyarı bir numaralı petrol devi Exxon Mobil’e düşen pay. Diğerleri sırasıyla Shell (18.5 milyar), BP (16.2 milyar), ChevronTexaco (13.3 milyar), Total (11.2 milyar) dolar kazandı.
Sadece Kar marjları düşünüldüğünde toplam dönen kapitalin boyutlarını tahmin etmekde pek zorlanmıyor insan.
Venezuella , Rusya ve benzeri büyük üreticeler bu bağlamda büyük bir döviz rezervlerini ellerinde tutuyorlar ve bu ülkeler ciddi anlamda tasarruf fazlasına sahipler. “Soğuk Mali Savaş” olarak adlandırılan bu gizli ekonomik faliyetlere Çin ın sınırısız alım gücünün eklenmesi tam bir kaos ortamı yarattı.
Ekonomist Mahfi Eğilmez : ABD, Asya’dan ciddi anlamda ithalat yapıyor. Bunun karşılığında dolar ödüyor. Çin’in bu dolarları tüketim potansiyeli zayıf olduğu için ya rezerv olarak tutuyor ya da ABD hazine kâğıtlarına yatırarak değerlendiriyor. ABD, Çin’den ithalatı durdursa Çin dizleri üzerine çöker, Çin de ABD kâğıdı almasa ABD batar. Petrol burada dehşet dengesinin yumuşak karnını oluşturuyor.
Herşeye rağmen Petrol talebini son 3 yılda ikiye katlayan Çin , dış borçlarını azaltıp ekonomilerini büyütmek isteyen ana petrol üreticilerine serbest ticari pastadan daha fazla talep etmesi işte bu ticari dengeleri altust ederek fiyatların giderek artmasında en nemli rolü oynadı.
Ekonmist T. Polat : ABD Doları’nın değer kaybı, dünya ekonomisinin yavaşlamasına rağmen büyümeye devam etmesi, ticaret fazlası aşırı biçimde artan Çin’in rekor dolar rezervini başta petrol ve diğer emtialarda değerlendirmesi, fiyatların gerilemesini engelliyor.
Petrol ve Savaş
Çinin aç gözlü baskısı altında , Venezuella ve Rusyadan yeterli yüz bulamayan ABD için tek çare Orta Doğu olmakda. Tüm bir Orta Doğu , ABD tüketsin diye çalışıyor demek hiç yersiz kalmaz. Bunun için politik ilişkilerinde yakın mesafede durmayı tercih eden ABD , Büyük Orta Doğu Projesi dahilinde taviz vermeyen herkezin karşısında paralı askerleriyle durmaya devam ediyor.
Gelismis ulkelerin bu konuda yapabilecekleri cok bir sey yok. Rusya ve Kazak Petrollerine sırtını dayamış bir Avrupa , ABD nin saldırgan tutumuna düzeyli asker göndererek denetlemek dışında karışamıyor.
Gelecek bir gün , bizim içinde gelecek…
Güzel ülkemizin dışarıya bağımlı petrol politikaları ve gerçekler hikayenin sonunu pekde iç açıcı olarak göstermemekde.
Suyun Küresel ısınmaya boyun eğmesiyle öz kaynaklarından yeterince yararlanamamak zor günlerin habercisi…Tabiki bırakalım araçları, bisikletlere koşalım demekde gerçeci bi yaklaşım değil. Rüzgar enerjisi veya solar dönüştürücüler vs daha çevreci olmak adına doğru adımlarsa da , petrol politikalarında geri planda kalmak geleceğimiz açısından çok can sıkıcı…
Dünya Nufusu açlık yada susuzlukdan azalacak ama yeni enerji kaynakları bulunumazsa uygarlığın sonu petrol rezervlerinin bitimiyle gelecek…
Sıra bizim içinde gelecek.
Bu Yazıyı Yazdır



















Konu hakkinda hic fikir sahibi olmayanlari dahi yeterince aydinlatacak ve bilgilendirecek bu yaziyi hazirladiginiz icin tesekkurler….