Sağ ve Sol Görüşün Kökeni

Politik anlamda en basit sınıflandırma olsa da, sağ sol kavramları Fransız devriminden bugüne karmaşık süreçlerin bir türlü nihayete erdiremediği bir karaktere sahiptir. Temelinde düşünsel bir farklılaşmadan yola çıkarak, siyasi ayrışmalarda bir fikir zümresine aitliği savunurlar.
Bu ayrım pek çok alanda fikir birliği oluşturur. Siyasal ekonomi anlayışında, sağ serbest ekonomik büyümeyi savunurken, sol daha adil ve eşit bir ekonomik dağılımı hedefler. Bu noktada kapitalist ve sosyalist dengeler bu fikir üzerinden beslenir demek yanlış olmaz.
Çıkış Noktası
“Sol” ve “Sağ” terimlerinin kökeni, 1789′da Genel Zümrelerin (Etax Grenaux) ilk toplantısında benimsenen oturma düzenine, Fransız Devrimi’ne kadar gider. Üçüncü Zümre’nin üyeleri olan radikaller solda otururken, kralı destekleyen aristokratlar kralın sağında oturuyorlardı.
Daha sonraki Fransız Meclisleri’nde benzer bir oturma tarzı takip edilmiştir. Çok kısa bir süre sonra “sağ” terimi, gericilik veya kraliyet yanlılığı olarak; “sol” terimi de devrimci veya eşitlikçi duygudaşlığı barındıran terim olarak anlaşılmaya başlanmıştır.
Ancak, çağdaş siyasette sağ-sol ayrımı, aşırı derecede karmaşıklaşmaya devam etmiştir. Bu ayırım artık, devrim ile gericilik arasındaki basit bir tercihi yansıtmamaktadır. [1]
Gelişen siyasi ve ekonomik koşullar, bu temel iki siyasi görüşün farklılaşmasını ulusal ve uluslar arası arenada farklı kılmak zorunda bırakmıştı. 1970 Türkiyesinde sağcılık, muhafazakârlık ile örtüşerek mevcut olanı korumayı ve değişiklik gerekiyorsa adım adım değişikliğe gitmeyi öngörürken, solculuk devrimcilikle örtüşerek top yekûn ve ani bir değişimi talep eder durum olarak ön plana çıktı.
Muhafazakârlık, Toplumun değişmesine karşı direnç gösteren, toplumsal-kültürel değerlerin korunmasını savunan sağ kanat siyasi ideolojisidir. Bu bağlamda din ve değerlerin ahlaki bütünlüğün ( dogmatik ) değiştirilemez yapısı kısa sürede uyum sağlayarak hızla bu ideolojiyle örtüşmeye başladı.
Öte yandan Devrimcilik var olan sistemi değiştirmekten çok, onu revize etmek üzerine yapılanmıştır. Bu anlamda Kemalist Devrimcilik Revizyonist bir ilkedir.
Edmund Burke (Siyasal sağ kuramının öncüsü olarak kabul edilir), toplumsal reformların evrimsel bir süreçte yapılması gerektiğini söylüyor, ancak devrimsel, topyekûn değişim planlarına karşı çıkıyordu. Öte yandan Burke, Karl Marx gibi devrimci sol siyasetçiler tarafından kıyasıya eleştirildi.
Zaman içerisinde hükümette söz sahibi olan muhafazakârların ,” sağ akar, sol bakar ” gibi taksici sözlerini kinayeli kullanmaları da bu çekişmelerin bir sonucudur.
Politika, bu iki temel görüşü zamanla eriterek merkeze dayatma sürecine de girmiştir. Merkez sağ, merkez sol, solun merkezi gibi çeşitli tanımlar, politik seçim süreçlerinde oy toplanacak halk üzerinde kutuplaşma yaratmadan geniş bir yelpazeye hitap, edip yarar sağlamak üzerinedir.
İşte, en basit anlamda fikir dağılımlarını belirleyen bu kavramlar , Fransız devriminden bugüne zaman dinamiklerine uyum sağlayarak şekillendi, belirli zümrelerce ideolojik doktrinlerinde kullanılmasıyla kutuplaştı ve farklılaştı.
Bu Yazıyı Yazdır

















neden amblemde radyoaktivite isareti var?
doğal ortamda zaten birmiktar miktar radyoaktivite(siyasal algı) vardır.önemli olan bunun (politik yaklasımda) dozajı arttığında etileyici olmasını engellemek yahut mümkünse uyarmakdır : ) … Kinâye…Kinâye…Kinâye…
Muhtemelen Fransız devriminden bugüne, herkesin kendi görüşüne hizmet etmesi için en yaygın olarak kullandığı (inansa da - inanmasa da) iki kavram “sağ-sol” olsa gerek..
içinde karşıtını barındırmayan hangi düşünce varolabilir ki…evren karşıtlıkların savaşından başka ne ola ki …sağın içindeki karşıtlıklar solun içindeki karşıtlıklar…evren savaşıma devam etmeli …savaş iyidir …yeniden varoluştur yenilenmedir
NE SAĞ,NE DE SOL…
HEPSİNİN İÇİNDEKİLERİNİN AMACI “MAMA”DAN NE TARAFA GİDERSEM DAHA ÇOK “NEMA”LANABİLİRİM ‘DİR !
HASSATEN,MEMLEKETİMÜZ İÇRE…BÖYLE BİR AYRIM KALMAMIŞTIR KANAATİ HASIL OLDURULMUŞTUR !
sağ sol ayrışmasının ne anlama geldiği suali sorduğumda sadece düşünürler bana cevap verdi..
Cemil meriç örneğin..
tavsiye edilir..